İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. HUKUK SÖZLÜĞÜ
  3. “M” Harfi ile Başlayan Hukuk Terimleri
Trendlerdeki Yazı

“M” Harfi ile Başlayan Hukuk Terimleri

m hukuk sözlüğü

Aradığınız kelimeyi bulmakta zorlanıyorsanız ctrl+f “aranan kelime” yardımı ile daha kolay bulabilirsiniz.

Madde-i sabıkaYukardaki hükümler; geçen hükümler; daha önce anılan maddeler
Maddi edimBorçlunun malvarlığı ile ifa edeceği edim türü
Maddi malTaşınır ve taşınmaz mallar gibi fiziksel varlığı olan, gözle görülüp elle tutulabilen mal.
MadrûbDövülmüş; darbolunmuş; vurulmuş
Ma’dûdSayılı;
MafevkÜst
MağsûbGasbedilmiş; zorla alınmış mahal yer
Mahalli idarelerKöy, kasaba ve şehir adı verilen belli yerleşim alanlarındaki mahalli ihtiyaçları gidermek üzere çeşitli kamu hizmetlerini yürütmekte olan kuruluşlardır
MahcurVesayet altına alınmış kişi; kısıtlı
MahcuzHaczedilen; hacizli; üzerine haciz konulmuş
MahdutSınırlanmış; tahdit edilmiş
MahfuzSaklı; gizli
MahiyetNitelik; bir şeyin aslı, esası, içyüzü
MahkumunbihHüküm konusu
MahlûlHallolunmuş; çözülmüş; mirasçısı bulunmayan ve hükümete kalan
MahrumYoksun; dilediğini, istediğini elde edemeyen
MahsulâtMahsuller; ürünler
MahsupHesap edilmiş; hesaba dahil edilmiş
MahsusÖzgü; özel; müstakil; özel olarak
Makable şâmilGeçmişe dokunan; geçmişe etkili olan; geçmişteki olayları da etkileyen
Makable teşmilBir hükmün etkisinin geriye yürütülmesi
MakrûnYakınlaştırılmış; yaklaştırılmış; yakın; ulaşmış
MaksûrKasrolunmuş; kısıtlanmış; kısıtlı
MaktuGötürü; belirli; miktarda; değeri biçilmiş; pazarlıksız
Maktul Kasten öldürülen kişi, ölen kişi, öldürülmüş kişi
Mal birliğiEşlerin, (evlilik sözleşmesinde birliğe dahil olmayacaklarını belirttiği mallar istisna olmak üzere) evlenme zamanında her birinin malik olduğu ve evliliğin devamı süresince mülk edindiği bütün malların dahil olduğu birlik üzerinde kocanın (karının şahsi malları hariç olmak üzere) mülkiyet hakkına sahip olduğu mal rejimi.
Mal OrtaklığıEşlerin, ortaklığa girecek mal ve gelirleri sınırlandırmamış olduğu ve bunlar üzerindeki mülkiyet hakkını ortaklaşa kullanarak hiçbir payında bağımsızca tasarruf edemediği mal rejimi.
MalikMülkiyet hakkı sahibi; bir şeye sahip olan kişi.
MamelekMalvarlığı
MansubAtanmış; nasbolunmuş
MarifetiyleYoluyla;aracılığıyla
MaruzArz olunmuş; bir şeyin karşısında etki altında bulunan
MasarifMasraflar; giderler
Masarifi muhakemeMuhakeme masrafları
MaslahatEmir; buyruk; madde; husus; dirlik düzenlik; iş
MasrûfSarf edilmiş; harcanmış
MatbuBasılı; basılmış
MatlabTalep olunan; istenen şey
MatlubatAlacaklar; istenen şey
MatrahBir verginin miktarını belirtmek için esas alınan değer.
MatufYöneltilmiş; yönelik
MazarratZarar; zararlar; zarar verici; zarar verme
MazbataTutanak
Mazbut vakıfYönetimi devlet tarafından ele alınmış vakıf
MazharErişen; bir şeyden yararlanma; ulaşma
Mazireti sahihaGerçek engel
MazmûnÖdenmesi gereken şey
MaznunZanlı; sanık
MeailSorunlar
MebaliğMeblağlar; tutarlar; ganimetler; paralar
MebânîBinalar; yapılar
MebdeEvvel;başlangıç; prensip; ilk unsur
MebiSatılan şey
MeblâğPara tutarı; akçe
MebnîBuna dayanan; ….den dolayı; ……den ötürü; bu sebeple; bu yüzden; üzerinde kurulu
MecâriSu yolları; akıntı yerleri; su yatakları; mecralar
MeccanîParasız; bedava
MecmuuTümü; tamamı; hepsi
MecraBir işin gidiş, oluş yolu; akarsu yatağı; su yolu
mecruhiyetyaralama
Me’curKiraya verilen şey; kiralanan
meczumanlaşılan
MeçhulBilinmeyen; tanınmayan
MeçzumAnlaşılan
MedarDayanak; yardım; elverişli
Medarı tatbikUygulanabilir
MedlûlDelillendirilmiş; delil getirilmiş şey; bir kelimeden veya işaretten anlaşılan
Mefhumu muhalifKarşıt kavram
MefruğunbihDevir konusu şey
MefruğunlehKendisine bir şey ya da hak devrolunan kimse
MefruşatDöşeme; ev eşyası.
MefsuhFeshedilmiş
MehilSüre; önel
MelhuzMuhtemel; gerekebilecek; umulur; beklenir
MemalikÜlke
MemnuMenedilmiş; yasaklanmış; yasak
MemurKamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri yapmak üzere atanmış olan kişilerdir.
MenYasak etme; bırakmama; durdurma; esirgeme; vermeme; önleme
Men etmekEngellemek; yasaklamak
MenâfiMenfaatler; yararlar; çıkarlar
MenafilYararlar
Menba’Kaynaklar; çıkış yeri
Menfaati ammeKamu yararı
Menfi edimBorçlunun bir şeyi yapmamak şeklinde icra edeceği edim türü.
Men’i muaraza davasıBir mal üzerinde;başka bir kimse tarafından ileri sürülen hak veya yapıların el atmanın önlenmesi isteğiyle açılan dava
MenkulTaşınır; taşınır mal
MenkuzBozulan
MenşeKaynak; kök; başlangıç
MeraBir veya birkaç köy veya beldeye ayrı ayrı veya ortak olarak,hayvanları otlatmaları ve otundan yararlanmaları için tahsis edilen veya öteden beri bu amaçla kullanılagelen arazi
MerbutBağlı
MerhunRehnedilen mal
Mer’iYürürlükte; geçerli
MeriyetYürürlük
MersuleGönderilen
Mesağİzin; ruhsat; cevaz
MesahaÖlçme; ölçümleme
MesailMeseleler
MesâkinMeskenler; oturulacak yerler
Meskûnİçinde insan oturan; oturulan; yerleşilmiş
MesmuDinlenen; dinlenebilir; karar için incelenebilir
Mesnedİsnad edilen şey; dayanılan şey; dayanak; rütbe
MesulSorumlu
MeşfuŞuf’a (önalım) hakkının ilişkin olduğu mal
MeşhudatŞahitlik
MeşrutŞart koşulmuş; şartlı; şarta bağlı
Meşruta tevliyet davasıVakfeden kişinin mütevelliği kime şart kıldığı yolundaki uyuşmazlıkla ilgili dava
MevaşiKoyun,keçi,öküz,inek gibi hayvanlar; geviş getiren hayvanlar; hayvan
Mevdaddı mahsusaÖzel hükümler
MevhûmVarsayılan; var olarak kabul edilen; kuruntuya dayanan
MevkufVakfedilen şey
MevridVaracak yer
MevsukiyetSağlamlık
MezkûrZikredilen; sözü edilen; anılan
MezrûâtEkilip biçilmiş tohumlar; ekinler
Mezunİzinli; yetkili; bir okulu (kursu) bitiren kişi
Mezuniyetİzin; yetki; bir okulu (kursu) bitirip diploma alma
MikâpBir şeyin küp olarak değeri (örneğin; metremikâp
MilkKudret; tasarruf; mülk
MinvalŞekil
Miras ŞirketiMirasın açılmasından, bölüştürülmesine kadar, mirasa dahil olan mal, hak ve borçların oluşturduğu topluluk.
MisillûBenzer; örnek gibi
Muaccelİvedi; peşin; vadesi (eceli) gelmiş; ödenmesi gereken hale gelmiş.
MuacceliyetBorcun vadesinin gelmiş olması
MuaddelDeğişik
Muaddün-li-l-istiglâlKiraya verilmek üzere yapılmış şey; kiralık eşya
MuadilDenk; eşit
MuafiyetAffedilmiş olma; bağışıklık; yükümlülük dışında tutulmuş
MuâhedeAntlaşma; karşılıklı ant içme
MuahharSonraya bırakılmış; tehir edilmiş; sonraki
MuallakHavada boşta duran; sürüncemede kalmış
MuamelatMuameleler; işlemler
MuarazaÇekişme; sataşma; birbirine karşı gelme; bir hak talebi; kavga
MuavinYardımcı
MuayyenBelirli; belli; saptanmış
Muayyen mâ-adâBaşka; dışında
MubayaaSatın alma
MucibinceGereğince; uyarınca
MucipGerektiren; gerektirici; icapcı; öneri sahibi
Mucip sebeplerGerektirici sebepler; gerekçe
MugayirAykırı; zıt; ters
MuhakemeYargılama
MuhammenTahmin edilen
MuharrerYazılı; yazılmış
MuhassasTahsis olunmuş; tayin edilmiş; özgü
MuhataraRiziko; zarara uğrama tehlikesi; tehlike; zarar ve ziyan
MuhayyerlikBir sözleşme ile,belirlenen edimin yerine bir başkasını geçirmek yetkisi; seçimlik hak
MuhdesatSonradan yapılmış; sonradan meydana gelmiş şeyler; yeni şeyler
MuhikHaklı; geçerli; uygun; gerekli
Muhkem kaziyeKesin hüküm
MuhtarÖzerk; bağımsız; köyde devlet işlerini gören köyün başı
MuhtelifÇeşitli; değişik; farklı
muhtevîiçeren, barındıran
MukabeleihilmisilKarşılıklılık esası
MukabilKarşılık; karşı
MukaddemÖnce; önce gelen; daha öncede bulunan
MukadderatKader; yazgı; ölçülebilen,sayılabilen şeyler
MukarrerKararlaştırılmış
MukarreratKararlar; kararlaştırılan şeyler
MukataaArazinin belli bir ücret karşılığında kiraya verilmesi; bağ,bahçe,arsa durumuna getirilen ekim toprağı için verilen vergi
MukaveleSözleşme; akit; bağıt
MukayyetKayıtlı; sınırlı; kaydolunmuş; deftere geçirilmiş
Mukrizİkraz eden; borç veren; ödünç veren
MuktaziGerekli
MunkatiKesilmiş; ara verilmiş
MunkaziBitmek
Munsifaneİnsaflı ölçüde
MuntafîSönme; ortadan kalkma
MuntazırBekleyen; gözetleyen
MurabahaKanunun belirlediğinden fazla faiz alınması; tefecilik
MurakabeDenetleme; kontrol; gözetme
MurisKazandıran; veren; miras bırakan, ölümüyle, hakkında miras hukuku hükümlerinin uygulandığı kişi; miras bırakan.
MurtabitBağlantılı
MusaddakTasdikli; onaylı
musakkasulu tarla;suyu bulunan taşınmaz
MusakkafÜstü tavanla örtülmüş; tavanı,damı olan;
MusakkafatGelir getiren kapalı (damlı) binalar
MutadAlışılmış; âdet olunmuş; normal
MutalebeTalepte bulunma; istemde bulunma
MutasarrıfTasarruf eden; sancakların en büyük mülki amiri
MutavassıtAracı; aracılık eden; vasıta olan
Mutazammınİçine alan, üstüne alan; kefil olan; ödemeyi üstlenen
MutazarrırZarar gören kimse
MuteberGeçerli; itibarlı; hatırı sayılır; güvenilir; sağlam
MuteberiyetGeçerlik; geçerlilik
Mutlak muvazaaTarafların gerçekte herhangi bir muamele yapmayı düşünmedikleri halde, sadece üçüncü şahısları yanıltmak amacıyla, aralarında bir muamele yapılmış gibi göstermeleri
MuttaliÖğrenme; haberdar olma; bilgilenme
muvaceheyüzleştirme
MuvâceheYüzleştirme; yüz yüze gelme
MuvafakatUygun görme; onama; razı olma; rızası olma
MuvafıkUygun; yerinde
MuvakkatGeçici; süreksiz
MuvâzaaDanışıklı işlem
MuvâzeneDenge
Muzâfİzafe edilmiş; bağlı; bağlanmış; katılmış; yönelik
MübâdeleBir şeyin başka bir şeyle değiştirilmesi; değiştirme; değiş-tokuş; değişim
MübayaaSatın alma
MübâyenetBirbirine zıt olan şeyler, kaideler, iddialar, hükümler arasındaki görünüş
MübâyinZıt; aykırı; ters
MübeyyinGösterir
MücâvirKomşu olan; yanında bulunan
MücbirZorlayıcı; zorlayan
MücerredSoyut; genel
MücmelKısa ve öz olarak anlatılmış; açıklanmadıkça ne anlama geldiği anlaşılamayan ibare
MüctemianTopluca; toplu olarak
MüdafiSavunucu; savunan
Müdahalenin men’iTaşınır veya taşınmaz bir mala karşı yapılan maddi elatma veya sataşmanın, ayni hakka dayanılarak önlenmesi.
MüddeaDavacının dava ettiği şey; dava konusu
MüddeaaleyhDavalı; hakkında dava açılan kişi
MüddeabihDava konusu
MüddeiDavacı; iddia eden kişi
Müddei aleyhDavalı; hakkında dava açılan kişi
Müddei umumiSavcı
müddeiumumiyecumhuriyet savcısı
MüebbetSonsuz; süresiz
MüeccelVadeli; vadeye bağlanmış; zamanı henüz gelmemiş
MüeddîTediye eden; eda eden; doğuran
MüessesKurulmuş; kurulu; tesis edilmiş
MüessirTesir eden; etkili; tesirli
MüeyyidTeyid eden; doğrulayan; kuvvetlendiren
MüeyyideYaptırım; destek; hukuk kurallarının uygulanmasını sağlamak ve zorlamak için yasalara konulan hükümler; bir kuralın emir ve yasaklarına uyulmadığı zaman karşılaşılacak olan tepkidir.
Müflisİflas eden kişi; mahkemelerce iflasına karar verilen kimsedir
MühürBazı kişi ve kurumların, yaptıkları işlemi veya koruma altına aldıkları eşyayı belgelendirmek için kullandıkları kazılı damga vb. araç.
MükellefYükümlü; ödevli; görevli
MükellefiyetYükümlülük; bir kimseye veya bir şeye yükletilen yüküm; görev
Müktesipİktisap eden; kazanan; edinen
MülâhazaDüşünce; görüş
MülâhazâtDüşünceler
Mülga Kaldırılmış, ilgâ edilmiş.
MülkiÜlke ile ilgili; ülke yönetimine ilişkin
Mülkiyet hakkıKişiye, kanunların öngördüğü sınırlar içinde, sahibi olduğu maldan ve malın hukuki ve doğal ürünlerinden yararlanma ve o mal üzerinde tasarruf etme yetkisi veren egemenlik hakkı.
MültezemGerekli görülen; kayırılan
MülzemBağlı
MümâseletBenzeme; benzeyiş; andırma
MümasilÖrnek; misâl; benzeyen; andıran
Mümellek-ün-lehKendisine bir şey temlik olunan kimse
MümellikTemlik eden; mülk olarak veren kişi
MümessilTemsil eden; temsilci
MümeyyizSezgin; temyiz eden; iyiyi kötüden ayırma yeteneğine (temyiz gücüne) sahip kimse.
MümtâzÜstün; ayrıcalıklı; imtiyazlı
MümteniÇekinen; imtina eden; olamaz;
Mün’akit olmakBir sözleşmenin kurulması; akdin oluşması; üzerinde anlaşma yapılmak
MünâzaaUyuşmazlık; çekişme; anlaşmazlık
MünaziünfihNiza konusu; uyuşmazlık konusu olan şey; dava konusu
MünbaisDoğan; ileri gelen
MüncerSonuçlanan; şu veya bu sonuca varan
Mündemicİçinde bulunan; (içinde)yatan
Münderecatİçerik; kapsam; içindekiler
MünferidenTek tek; ayrı ayrı; tek başına
Münfesihİnfisah etmiş; bozulmuş; dağılmış
münhalboş, görevlisi bulunmayan
Münhasır..ye özgü; ..ye ayrılmış; ..ye mahsus; sınırlanmış; ayrılmış
MünkasemBölünmüş
MünkatiKesilen; kesilmiş; kesik; aralıklı
Münkirİnkar eden
MünselipKaybetme, keybeden
Müntakilİntikal eden; geçen
müntehapşeçilen,seçilmiş bulunan
MüntehîNihayet bulan; sona eren; son; en son; bir şeyi tamamlayan
MürâdifEş anlam; aynı anlam
MürafaaSözlü duruşma; genellikle Yargıtay’da veya İdare Mahkeme’lerinde yapılan duruşmaya verilen ad
MüraselâtGönderilen şeyler; mektuplar; yazışmalar
MürettepTertip edilmiş; düzenlenmiş
MürtebitBağlantılı; ilişkili; ilgili
MürtefiKaldırma kaldırılmış
MürtehinRehin alacaklısı; ipotek hakkına sahip
Mürur hakkıGeçit hakkı
Müruru zamanZaman aşımı; bir davanın açılması veya hükmün yerine getirilmesi için kanunen belirli zamanın geçmesi
Müsaadeİzin; yardım; uygun olma; serbestlik
MüsadereZoralım; bir kimsenin taşınır veya taşınmaz bir malının, kendi isteği olmaksızın devlet tarafından elinden alınması
MüsamahaHoş görme; göz yumma; tolerans tanıma
MüsâvâtEşitlik
MüsaviEşit; eş düzeyde; aynı seviyede
MüseccelTescilli; yazılmış; kayıtlı; damgalanmış
Müspet edimBorçlunun, belli bir şeyi yapmak ya da vermek şeklinde olumlu bir davranış biçimi ile yerine getireceği edim türü
Müstacelİvedi; tez; hemen yapılması gerekli
Müstacelenİvedi olarak; acele olarak
Müstaceliyetİvedilik; acil olma hali
Müstagallât-ı mevkufeHayır kurumlarına gerekli geliri sağlamak üzere vakfedilmiş mallar
MüstehakHak eden
Müstehikİstihkak sahibi; hak kazanmış; haketmiş; layık
MüstelzimGerektirici; doğurucu; sonuç doğurucu
müstemirsürekli, kesintisiz
MüstemirenSürekli,aralıksız
MüstenidenDayanarak; bir şeye dayanarak; delil göstererek
MüstesnaAyrık; istisna olan; kural dışı
Müşâ’Ortaklar arasında beraberce kullanıldığı halde paylara ayrılmamış şey; ortak mal
MüşâbehetBenzeyiş; benzeme
MüşâbihBenzeyiş; benzeme
Müşârün-ileyhAdı geçen; anılan; ilim ve resmi mevkii yüksek olan kimse
MüşkilâtZorluk; güçlük
Müşteki Şikayette bulunan, şahsî davacı. İlgili makama derdini aktaran.
Müşterâİştira edilmiş; satın alınmış
Müşterek mülkiyetBirden çok kişinin, kanun veya hukuki işlem nedeniyle, bir mala, fiilen bölüşmedikleri belirli paylar oranında malik olmaları.
MütâlaaGörüş; irdeleme; düşünce
MüteadditBirden fazla; çeşitli
MüteahhidünbihTaahüt edilen,yapılması istenilen şey
MüteahhitTaahhüt eden; yüklenici; belli bir inşaatı (eseri) yapmayı üstlenen
Müteallikİlişkin; bir şeye dair; ilgili
MüteamelAlışılagelmiş
MütebakiGeriye kalan; artan
MütedâirDair olan; ilişkin; değin
MütedavilElden ele geçen; dönen; dolaşan; tedavül eden
MüteferriEklenti; eklenmiş; ekli; ilişkin; aynı kökten
MüteferriâtTeferruat; ayrıntı
MüteferrikDağınık; çeşitli; ayrı ayrı; türlü
MütegayyibKaybolmuş; yitmiş
MütehammilTahammüllü; dayanıklı
MütehassılDoğan; hasıl olan; meydana gelen
MütehavvilDeğişken; kararsız
MütekabiliyetKarşılıklılık
Mütekabiliyet EsasıBir devletin, başka bir devletin vatandaşlarına uyguladığı hukuki veya fiili bir davranış biçimine karşılık, diğer devletin de aynı şekilde davranması.
MütemâyilEğilimli; taraflı görünen
MütemerridTemerrüde düşen (kimse); yapması gereken bir şeyi yapmamakta direnen
Mütemmim cüzTamamlayıcı parça; mahalli örf ve adete göre, bir nesnenin esaslı unsuru olan, o nesne yok edilmedikçe veya parçalanmadıkça yahut niteliği bozulmadıkça ondan ayrılması mümkün olmayan parçalar, o nesnenin tamamlayıcı parçasıdır.
MütenakısÇelişik
MütenasipUygun; denk
MüterâfikBeraber bulunan; karışık; birlikte
MüterettibSıralanmış; ait olan; …..üstüne düşen; gereken; meydana gelen; dolayı; meydana gelen
MütesarlülfesatÇabuk bozulan
MüteselsilZincirleme; dayanışmalı; ardı ardına
Müteselsil SorumlulukBirden çok kimsenin, bir borcun veya zararın (tamamının) ödenmesinden, zincirleme olarak ve tek başına sorumlu olması.
MütevakkıfBağlı
MüteveffâVefat etmiş; miras bırakan
MütevelliBir vakfın yönetiminin kendisine verildiği kişi; vakıf yönetim kurulu
MütevellitDoğan; ileri gelen
Müttefik-un-aleyhÜzerine ittifak edilmiş; anlaşma sağlanmış
MüttehazVerilen; ittihaz olunan; kabul edilen; yürürlükte bulunan
MüttehitBirleşik
MüvekkilKendisini vekil ile temsil ettiren kişi; vekil eden.
MüvezziDağıtıcı
MüzaheretYardım; koruma
MüzayedeArtırma; açık artırm
Yorum Yap

    Yorum Yap