İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. DİĞER
  3. Terekenin Tespiti ve Resmi Defter Tutulması

Terekenin Tespiti ve Resmi Defter Tutulması

Dava ve Cezanın Düşürülmesi

Tereke nedir? Terekenin tespiti nedir? Resmi defter tutulmasının detayları nelerdir?

Mirasın reddi ile mirasçılık sıfatı geçmişe etkili olarak, yani miras bırakanın ölümü anından itibaren sona erer (TMK 611).

TMK 619.(559)- Mirası reddetmeye hakkı oları her mirasçı, tereke resmi defterinin tutulmasını isteyebilir.

Defter tutma, mirasın reddine ilişkin usule uyulmak suretiyle, bir ay içinde sulh hâkiminden istenir.

Dava mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesinde görülür. Dava açmaya atanmış ve yasal mirasçılar sahiptirler.

TMK 620- Resmî defter, sulh mahkemesi tarafından düzenlenir; bu deftere terekeye ait aktif ve pasifler takdir edilen değerleriyle yazılır.

Defter tutma masrafı kalıttan ödenir (Tüzük. 49) Deftere mirasbırakanın adı­na kayıtlı tüm taşınmazlar ile üzerinde bulunan takyitler yazılır, (ipotek, üst hakkı, sükna hakkı, inşaat, kaynak vb. haklar) Mirasbırakanın lehine olan haklar da yazılır. 

TMK 621- Sulh mahkemesi, mirasbırakanın alacaklıları ile borçlula­rını belli bir süre içinde alacaklarını ve borçlarını bildirmeleri için bir ay arayla iki defa yapılacak ilân yoluyla çağırır. Çağrı, kefalet sebebiyle alacaklı ve borçlu olan­ları da kapsar.

Bildirim süresi, ikinci ilândan başlayarak en az bir aydır.

TMK 622- Resmî kayıtlardan veya mirasbırakanın belgelerinden varlığı anlaşılan alacaklar ve borçlar, deftere doğrudan doğruya geçirilir.

Deftere geçirilenler, alacaklılara ve borçlulara bildirilir.

TMK 623- İlânda belirtilen sürenin dolmasıyla defterin tutulması sona erer ve defter, bu tarihten başlayarak tanınacak en az bir aylık süre içinde ilgililerce incelenebilir.

Defter tutma giderleri terekeden ödenir. Giderler terekeden karşılanamazsa defter tutulmasını istemiş olan mirasçılardan alınır.

İlânda belirtilen sürenin dolmasıyla defterin tutulması sona erer ve defter, bu tarihten başlayarak tanınacak en az bir aylık süre içinde ilgililerce incelenebilir. Olayın özelliğine göre yargıç gerekirse bir aylık inceleme süresini uzatabilir.

RESMİ DEFTER TUTULMA SÜRECİNDE İCRA TAKİBİ, DAVA VE ZAMANAŞIMI

TMK 625-    Resmî   defter    tutulması    devam    ettiği    sürece mirasbırakanın borçları için icra takibi yapılamaz. Bu süre içinde zamanaşımı işlemez. Acele hâller dışında, davalara devam edilemeyeceği gibi, yeni dava da açılamaz.

TEREKENİN DEFTERİNİN TUTULMASI’NIN SONUÇLARI

Beyana Çağrı

TMK 626- Defteri inceleme süresi bittikten sonra her mirasçı, mah­kemece bir ay içinde beyanda bulunmaya çağrılır.

Bir aylık süre içinde mirasçı kararını bildirmez ise mirası kabul etmiş sayılır.

Mirası bir kısım mirasçılar kabul ederlerse resmi tasfiyeye gidilemez. Miras­çılardan bir kısmı kalıtı mutlak kabul etmiş, diğerleri defter gereği kabul etmişler ise kalıt aynen kabul edilmekle birlikte mutlak kabul edenler kalıtın tüm borçlarından, defter gereği kabul edenler ise defter miktarıyla sorumlu olurlar. Sesiz kalan da defterdeki miktarla sorumludur.

Beyan

TMK 627- Mirasçılardan her biri, tanınan süre içinde mirası reddet­tiğini veya resmî tasfiye istediğini ya da deftere göre veya kayıtsız şartsız kabul ettiğini beyan edebilir.

Süresi içinde herhangi bir beyanda bulunmayan mirasçı, mirası tutulan def­tere göre kabul etmiş sayılır.

1-Mirasçılardan bir kısmı kalıtı ret etmişler ise mirasbırakandan önce ölmüş gibi işlem yapılır.

2-Mirasçılardan bir kısmı kalıtı defter gereği kabul etmişler ise defterde yazı­lanlarla sorumlu olurlar.

3-Mirasçılar dan bir kısmı mirası mutlak kabul etmişler ise kalıtın tüm borçla­rından sorumlu tutulurlar.

4-Bir kısım mirasçılar resmi tasfiye isteminde bulunurlarsa tasfiyenin sonu­cuna göre işlem yapılır.

TMK 628- Resmî deftere göre kabul edilen miras, mirasçıya sade­ce deftere yazılmış borçlarla geçer.

Mirasçı, mirasbırakanın deftere yazılmış olan borçlarından hem tereke malla­rı, hem kendi malvarlığı ile sorumludur.

TMK 629- Alacaklarını süresi içinde yazdırmayan alacaklılara karşı mirasçı, kendi kişisel mallarıyla sorumlu olmadığı gibi; terekeden kendisine geçen mallarla da sorumlu tutulamaz.

Alacaklının kusuru olmadan deftere yazdıramadığı veya bildirdiği hâlde deftere yazılmamış alacakları için mirasçı, zenginleşmesi ölçüsünde sorumlu kalır. Alacaklı kusurlu olmadığını ispat etmek zorundadır.

Alacaklarını suresi içinde yazdırmayan alacaklılara karşı mirasçı, kendi kişi­sel mallarıyla sorumlu olmadığı gibi; kalıttan kendisine geçen mallarla da sorumlu tutulamaz.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Hakkındaki Yasanın 7.maddesinde “Tutulan defter gereğince mirasın kabulü halinde deftere kayıt edilmemiş olsa bile, amme alacağından, mirasçının kendisine düşen ile sorumlu olacağı” kuralı getirile­rek Hazinenin korunması sağlanmıştır.

Sulh hukuk yargıcının mirasbırakanın belgesini deftere yazma görevini bir şekilde yerine getirmemiş ise alacaklı hakkını kaybetmez. 

Yorum Yap

    Yorum Yap